Enerji Koridoru Olarak Türkiye

Sanayileşme, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşabilmek için tüm dünyada kabul edilen en önemli girdilerden biri enerjidir. Uluslararası kuruluşların enerji konusunda yapmış olduğu çalışmalara göre; dünyada enerji ihtiyacının artacağı, petrol ve doğalgazın birincil enerji kaynakları olmaya devam edeceği ve artan enerji ihtiyacının karşılanması için yaklaşık 16 trilyon ABD doları tutarında yatırıma ihtiyaç duyulacağı ortaya çıkmaktadır.

Dünyada bulunmuş ham petrol rezervlerinin yüzde 75’i ve doğalgaz rezervlerinin yüzde 72’si ülkemizi çevreleyen Hazar ve Ortadoğu bölgeleri ile Rusya Federasyonu sınırları içerisinde bulunmasına rağmen ülkemiz petrol ve doğalgaz açısından kıt kaynaklara sahiptir. Buna karşın ülkemizde yaşanmakta olan hızlı sanayileşme ve ekonomik büyümenin doğal sonucu olarak ülkemizin enerjiye olan ihtiyacı her geçen gün artmakta ve bu durum ülkemizi enerji pazarında çok önemli bir konuma taşımaktadır.

Ülkemizin stratejik konumu itibari ile petrol ve doğalgaz kaynakları açısından zengin olan bölgelerle, enerji ithalatı için yılda ortalama 300 milyar ABD dolar harcamakta olan Avrupa ülkeleri arasında bir köprü / enerji koridoru işlevi görmektedir. Dolayısıyla bu durum ülkemize Hazar ve Ortadoğu bölgeleri ile Orta Asya enerji kaynaklarının Avrupa ve dünya pazarlarına taşınması hususunda “Doğu-Batı Enerji Koridoru” olma imkânı ve fırsatını sunmaktadır

Önümüzdeki dönemde Avrupa’da ortaya çıkması muhtemel doğalgaz açığının kapatılmasında, Hazar ve Ortadoğu bölgelerinin doğalgazına ihtiyaç duyulacaktır. Hazar ve Ortadoğu bölgelerinin doğalgaz kaynaklarının Avrupa‘ya taşınması da doğal ve kaçınılmaz olarak ülkemizi stratejik olarak kritik ülke konumuna getirmektedir. Bu bağlamda, bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik küresel işbirliği geliştirmeye çalışan ülkemiz, stratejik konumu ve ilişkileri itibariyle bölgede ve dünyada en önemli enerji aktörlerinden biri haline gelmektedir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Berat Albayrak, 23.02.2017 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen “Güney Gaz Koridoru Danışma Kurulu 3. Bakanlar Toplantısına” katılmıştır. Toplantı esnasında enerji alanındaki iş birliğinin artırılmasının yanı sıra Azerbaycan doğalgazını Avrupa’ya taşıyacak Güney Kafkas Boru Hattı, Trans Anadolu Boru Hattı (TANAP) ve Trans Adriyatik Boru Hattından (TAP) oluşan Güney Gaz Koridoru hakkında önemli temaslarda bulunmuştur.

Bakanımız, Türkiye’nin, bölgesel arz güvenliğine katkı sağlayan, ülkelerin karşılıklı çıkarlarına hizmet eden ve nihai olarak bölgesel barışa, huzura ve istikrara destek verecek tüm projelerin parçası olacağını vurgulamıştır. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı ilgili tüm paydaşlarına hizmet eden bölgesel iş birliğinin, mükemmel ve tarihi bir örneği olduğunu hususunda açıklamalar yapmış olup 2020 yılı itibarıyla 10 milyar metreküp Azeri gazını Trans Adriyatik Boru Hattı ile iletebileceği müjdesini de vermiştir.

 

Referandumunun Ekonomiye Etkisi 

Ülkemizin geleceği açısından kritik öneme sahip olan anayasa değişikliği referandumu 16 Nisan tarihinde gerçekleştirilecektir. Ülkemiz referanduma giderken Türk Lirası değer kazanmaya başlamış olup Türk Lirasında yaşanan kayıplar toparlanmaktadır. 2017 yılı başı itibari ile ABD dolarının gelişmiş ülke para birimlerine karşı üstünlüğü devam ederken, Türk Lirasının pozitif olarak ayrıştığını ve yılbaşından bu yana Türk Lirasında yaşanan değer kayıplarının bir kısmının telafi edildiğini görmekteyiz. Hükümetimizin ekonomi alanında attığı adımlar; yeni açılımlar, teşvikler, destekler, vergi indirimleri ve istihdamı artırıcı önlemler güven ortamının tekrar tesis edilmesini sağlamış olup Türk Lirasının değer kazanmasına yol açmıştır. Hükümetimiz tarafından yoğun uğraşlar ile ekonomik anlamda büyük kazançların elde edilmeye başlandığı süreçte referandumla taçlanacak siyasi istikrar ise yatırımları adeta şaha kaldıracaktır.

Türkiye kabuklarını kırmakta ve dünya ile ekonomik anlamda bütünleşmektedir. 2017 yılının daha ilk çeyreği bitmeden ekonomik iyileşmeleri gözlemlemek mümkündür. 2017 yılının ikinci yarısında ise büyüme oranının artacağı tüm ekonomik çevrelerce öngörülmektedir.

Şehir Planlama, Kalkınma, Stratejik Plan, Bölge Planı, Yerel Kalkınma, Ekonomi, Mehmet Gürbüz